Her bayram gibi Bahar Bayramı’nın da kin ve düşmanlık değil, dostluk ve kardeşlik vesilesi olması gerktiğini söyleyerek başlamak istiyorum sözlerime. Hangi fikre sahip olurlarsa olsunlar bunun karşısında olanları kınıyorum demek isterdim, ama dediğim gibi, bugün bayram :)
Nevruz büyük ölçüde Doğu ve Orta asya, Sibirya, Kırım, Anadolu ve Balkanlar gibi oldukça geniş bir coğrafayada varlığını sürdürmüş olan Türk halkının da dahil olduğu, göçebe kültürü ile tanışık, bir çok kültürün kutladığı bir bayramdır. Coğrafya biliminin Ekinoks olarak isimlendirdiği gece gündüz eşitliği ile günlerin uzamaya başlaması, yani ilkbaharın gelişini temsil eden 21 Mart gününe denk gelir Nevruz.
Nevruz bayramı Azerbeycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan Ve Türkmenistan’a ek olarak Uygurlar, Yakut Türkleri, Volga, Kırım ve Kazan Tatarları da resmi bayram olarak kutlanmaktadır. Ayrıca İran’da da yeni yılın başlangıcı olarak bir bayram olarak kutlanmakadır. Türkiye Cumhuriyetin’de ise Nevruz bir halk kutlaması olarak varlığını sürdürmektedir.
Türk tarihi boyunca Baharın Gelişi farklı Navruz, Navriz, Novruz, Nooruz, Noruz, Sultan Nevruz, Mart Dokuzu (Rumi takvime göre Mart 9 ekinoksa denk gelir), Yil Basi, Yeni Gün, Ulusun Ulu Günü and Ergenekon Bayrami gibi isimler altında kutlanagelmiştir.
İslam-Öncesi Türk toplumlarında kullanılmış olan “Oniki Hayvanlı Takvim” Mart ayı ile başlar. Bu yüzden de “yeni yıl” kavramı ile ilgilidir. Öte yandan Ergenekon Destanı’na göre Demir Dağ’ın eritilerek dünyaya yayılış baharın başlangıcına (Nevruz) denk gelir. Hem doğanın hem de bir ulusun doğuşunun denk gelmesi Epik bir eser için hiç de şaşırtıcı değildir. Bu özelliğinden dolayı bir çok Türk toplumunda Nevruz aynı zamanda “Kurtuluş bayramı” niteliği de taşımaktadır.
Her bayramda olduğu gibi Neruz da ön hazırlıklıkları bol olan bir şenliktir. Evlerin temizlenmesi, yeni kıyafetler alınması, gelecek misafirler için pastaların, çöreklerin yapılması, akraba ve arkadaşların ziyaret edilerek yemekler pişirilmesi geleneği (her ne kadar etrafımızda pek görülmese de) standart Türk bayram geleneği olarak devam etmektedir.
Cirit atma, kımız içme, büyük bir ateş yakıp gündüz üzerinden atlama ve gece etrafında oturup Dedem Korkut hikayeleri anlatma gelenekleri günümüzde biraz daha uzak faaliyetler olmuş olabilir ama bir bayram gününde karşılaştığı kişilerden bir gülümsemeyi esirgememe ve en önemlisi olarak kültürü devam ettirecek olan çocuklarımızı sevindirmek için onlara hediyeler (en iyisi şekerdir
) vermek atlanmaması gereken uygulamalardır.
Bunlar Nevruz hakkında en genel bilgiler ve tanımlamalardır. Benim kendi fikrime gelince… Nevruz yaşamını kolaylaştırmak için doğanın canlanmasına ihtiyaç duyan toplulukları için baharın uyanışının habercisidir. Bu da onu çok değerli kılar. Yerleşik hayata geçerek çeşitli iklimlendirme cihazlarını kullanarak ocak ayının ortasında odasının sıcaklığını 28 derece tuatabilen, şubat ayında ısıttığı seralarda yetiştirdiği domatesleri yiyebilen bir toplum için baharın gelmesinin önemi bu saydığımız kolaylıklarda faydalanamayan bir göçebe toplum için çok daha fazladır. İşte bundandır ki baharın gelişi topraklarında bir zamanlar göçebe topluluklar yaşamış tüm dünya ülkelerinde kutlanmaktadır. Yazının girişinde adı geçen Türk toplulukları “Nevruz”u kutladıkları için bir arada sayıldırlar. adı nevruz olamayan ama baharın gelişinin kutlandığı bayramlar kızılderililer tarafından Kuzey, aztekler tarafından Güney Amerika’da, Aborjinler tarafından Avusturalya’da, yerliler tarafından Afrika’da ve dünyanın dört bir yanında daha bizler henüz bu ülkelerin adlarını ve yerlerini bile bilmezken kutlanmaktaydı, hala kutlanmaktadır ve kutlanmaya devam edecektir.
Bir halka veya bir diğerine ait değil, bir dünya bayramı “Nevruz” adını verdiğimiz bayram… Tüm Kuzey Yarımküreli kardeşlerimin Bahar Bayramı ve Yeni Yıl‘ı kutlu olsun (Coğrafya bilgisi istiyor bu cümle
). Devamını Oku… »
Son Yorumlar